KAMU İÇ DENETİM REHBERİ
GİRİŞ
Bu
rehber, İç Denetçilerin Çalışma Usul ve Esasları Hakkında
Yönetmeliğin 10 uncu maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca İç
Denetim Koordinasyon Kurulunca (Kurul) hazırlanmış ve 07.04.2008
tarih ve 5 sayılı Kurul Kararıyla onaylanmıştır.
Bu rehber iki kısımdan oluşmaktadır.
Birinci kısımda, iç denetimin sürecini içeren genel çerçeve,
ikinci kısımda ise, her bir iç denetim uygulamasına ilişkin
ilkelerin anlatıldığı bölümler yer almaktadır.
İç denetim birimleri, görev
alanlarına giren konular itibarıyla bu rehberin birinci
kısmındaki metodolojiyi aynen benimser, ikinci kısmındaki
ilkelere uygun olarak her bir denetim uygulamasına ilişkin kendi
denetim rehberlerini hazırlar ve bir örneğini Kurula gönderir.
Söz konusu denetim rehberlerinin hazırlanmasında, genel kabul
görmüş ulusal ve uluslararası uygulamalardan da
yararlanılabilir.
Denetim rehberleri yol gösterici
olmakla birlikte, iç denetçilerin denetim yeteneklerini
sınırlamaz ve iç denetim uygulamalarının geliştirilmesine engel
teşkil etmez.
Bu rehber uyarınca hazırlanacak
rehberlerin iç denetim faaliyetlerinin planlanması,
programlanması, gerçekleştirilmesi ve yönetilmesi bakımından
etkin ve yeterli olup olmadıkları ilgili iç denetim birimlerince
en az yılda bir defa gözden geçirilir ve yapılan değişiklikler
Kurula bildirilir.
İç denetim faaliyeti; uygunluk,
performans, mali, bilgi teknolojileri ve sistem denetimi
uygulamalarını kapsar. Her iç denetim faaliyeti ise; planlama,
denetimin yürütülmesi, raporlama ve izleme sürecinden oluşur.
BİRİNCİ KISIM
GENEL ÇERÇEVE
İÇ DENETİM SÜRECİ
İç denetimin
beklenen katma değeri sağlaması bakımından aşağıda yer verilen
sürece uygun olarak yerine getirilmesi esastır.
I.
PLANLAMA
A.
Denetim evreninin tanımlanması
B.
Denetim alanlarının belirlenmesi
C.
Risk kriterlerinin tanımlanması ve
risklerin derecelendirilmesi
D.
Denetim alanlarının öncelik sırasına
konulması
E.
Denetim kaynaklarının tahsis edilmesi
F.
Planın hazırlanması ve onaylanması
G.
İç denetim
programının hazırlanması ve onaylanması
H.
Denetçi ve
denetlenecek birimlere bildirim
II.
DENETİMİN YÜRÜTÜLMESİ
A.
Ön çalışma ve
bireysel çalışma planı
1.
Çalışma kağıtları ve formlar
2.
Denetim amaçlarının belirlenmesi
3.
Bilgi toplama/ön araştırma
4.
Açılış toplantısı
5.
Potansiyel
sorunlu alanların belirlenmesi (risk değerlendirmesi)
6.
Bireysel çalışma planının hazırlanması
B.
Saha
çalışması
1.
Denetim testlerinin uygulanması
2.
Bulguların elde edilmesi ve önerilerin
geliştirilmesi
3.
Bulguların denetlenen birimle paylaşılması
4.
Kapanış toplantısı
III.
RAPORLAMA
A.
Taslak
denetim raporunun hazırlanması ve gönderilmesi
B.
Nihai denetim
raporunun hazırlanması ve sunumu
IV.
DENETİM SONUÇLARININ İZLENMESİ
A.
Denetim sonuçlarının izlenmesi
B.
Denetimin değerlendirilmesi
C.
Denetçinin değerlendirilmesi
Birinci Bölüm
PLANLAMA
İç denetimde planlama
süreci; denetim evreninin tanımlanması, denetim alanlarının
belirlenmesi, risk kriterlerinin tanımlanması ve risklerin
derecelendirilmesi, denetim alanlarının öncelik sırasına
konulması, denetim kaynaklarının tahsis edilmesi, planın
hazırlanması ve onaylanması ile iç denetim programının
hazırlanması ve onaylanması aşamalarından oluşur. Bunlara
ilişkin iş ve işlemler Kurulca çıkarılan Kamu İç Denetim Planı
ve Programı Hazırlama Rehberi ile Kamu İç Denetiminde Risk
Değerlendirme Rehberine göre yapılır.
İç denetim programı
hazırlanıp onaylandıktan sonra her iç denetçiye, iç denetim
birimince görevi yazıyla (Ek:1) bildirilir.
İç denetçi
görevlendirmesi yapıldıktan sonra iç denetim birimince, denetim
yapılacak birime bildirim yazısı (Ek:2) gönderilir.
İkinci Bölüm
DENETİMİN YÜRÜTÜLMESİ
A. Ön Çalışma ve
Bireysel Çalışma Planı
Denetim faaliyeti ön
çalışmayla başlar. Bu çalışmanın amacı, iç denetçinin yapacağı
bireysel denetim faaliyeti için gerekli bilgiyi elde etmesine
yardımcı olmaktır. Ön çalışma; denetim
amaçlarının belirlenmesi, bilgi toplama/ön araştırma ve
açılış toplantısı safhalarından oluşur. Elde edilen bilgiler
ışığında denetim amaçları kesinleştirilir,
potansiyel sorunlu alanlar ile
denetim kapsamı belirlenerek bireysel
çalışma planı hazırlanır.
Ön çalışma aşamasında ayrıca denetim kontrol listesi
oluşturulur. Denetim kontrol listesi (Ek:3), hem denetçiye
denetim sırasında izlemesi gereken yolu, hem de denetçinin
çalışmalarını izlemekle görevli denetçiye, denetimin hangi
aşamada olduğunu göstermek bakımından kolaylık sağlar. Liste,
denetime ilişkin her bir adımın tamamlanmasını müteakip
doldurulur ve ilgili çalışma kağıtlarıyla birlikte dosyalanır.
1. Çalışma
Kağıtları ve Formlar
Denetimin hazırlık
aşamasında, öncelikle, kullanılacak çalışma kağıdı ve formların
şekil ve içeriği belirlenir.
Denetim süresince
gerçekleştirilen tüm çalışmalar; denetime hazırlık, risk ve
kontrol değerlendirmeleri, yapılan testler, bunların sonucunda
elde edilen bilgi, kanıt ve sonuçlar ile raporlama ve izleme
faaliyetleri çalışma kağıtlarıyla belgelendirilmelidir.
Çalışma kağıtları,
denetimin yürütülmesinde denetçiye yardımcı olmaya ve denetçinin
ulaştığı bulguları desteklemeye hizmet eder.
Risk kontrol matrisi gibi
şekil ve içeriği özel olarak belirlenenler dışında, denetimde
kullanılacak standart bir çalışma kağıdı örneği ekte yer
almaktadır (Ek:4).
Çalışma kağıtları,
denetimin sonuçlandırılmasını müteakip saklanması ve gerekli
hallerde başkalarının kullanımına açılması için iç denetim
birimine devredilir.
2. Denetim
Amaçlarının Belirlenmesi
İç denetçi ön çalışma
kapsamında öncelikle, denetim programında öngörülen hedefler
doğrultusunda gerçekleştireceği denetim faaliyeti sonucunda
ulaşmak istediği amaçları net olarak ortaya koyar ve bunları
çalışma kağıdıyla kayıt altına alır.
3. Bilgi
Toplama/Ön Araştırma
Denetim faaliyetinin
amacını belirleyen iç denetçi gerçekleştireceği denetim
öncesinde ihtiyaç duyabileceği bilgileri toplayarak bir ön
araştırma yapar. Bu safhada gerek görülmesi halinde denetlenecek
birim yöneticileri veya ilgililerle görüşülebilir. Bu aşama,
aşağıdaki hususlarda önemli bilgilerin ve uygulamaya yönelik
tecrübelerin elde edilmesinden oluşur;
-
Denetlenecek alanın büyüklüğü, kapsamı, amaç ve hedefleri,
-
Denetlenecek birime ilişkin mevzuat, politika ve
prosedürler,
-
Mevcut kontroller,
-
İş akış süreçleri,
-
Organizasyon ve yönetim yapısı.
Söz konusu bilgilere ulaşabilmek için
kullanılabilecek bazı kaynaklar şunlardır;
-
Önceki denetimlere ilişkin rapor ve çalışma kağıtları,
-
Dış denetim ve diğer denetim birimlerince yazılmış raporlar,
-
İş/süreç akış şemaları,
-
Organizasyon şemaları,
-
Fonksiyon ve iş/görev tanımları,
-
Faaliyet raporları.
4. Açılış Toplantısı
İç denetçi, denetimin başlangıcında denetlenecek birim
yöneticileri ve ihtiyaç duyulan personelin iştirakiyle bir
toplantı yapar. Bu toplantıda; denetimin amaçları, hedefleri,
kapsamı ve tahmini süresi, denetime yardımcı olacak personel,
denetim sırasında çalışanlardan beklentiler, idarenin denetimden
beklentileri, denetim bulgularının değerlendirilmesi, denetim
sonuçlarının raporlanması, denetçi ve birim arasındaki
iletişimin nasıl gerçekleştirileceği ve birimin denetçilerden
talep etmesi halinde danışmanlık faaliyetlerinin nasıl
yürütüleceği konuları görüşülür ve toplantı sonrasında bir
tutanak düzenlenir (Ek:5).
5. Potansiyel
Sorunlu Alanların Belirlenmesi (Risk Değerlendirmesi)
İç denetçi bilgi toplama
ve ön araştırma aşamasını tamamladıktan sonra elde ettiği
veriler yardımıyla yapacağı risk değerlendirmesi sonucunda,
denetlenecek birim ve süreçlere ilişkin potansiyel sorunlu
alanları belirler.
Bu alanların
belirlenmesinde ilk adım, denetlenecek birimin temel
süreçlerinin ortaya konulmasıdır. Bu amaçla, birimin iş
süreçlerinin, süreçler arasındaki ilişkilerin, süreçteki
görevliler ve rolleri ile uygulanan kontrollerin tespiti
gerekir.
Bu aşamada, iş
süreçlerini görsel hale getirmeyi sağlayacak iş akış şemaları
kullanılabilir. İş akış şemalarında açıklık ve sadelik çok
önemlidir. Aşırı detay önemli hususların gözden kaçmasına neden
olabilir. Şemaların oluşturulmasında standart sembollerin
kullanılmasına dikkat edilmelidir.
Daha sonra, belirlenen
bu temel süreçlerdeki risklerin varlığı araştırılır. Risklerin
varlığına ilişkin bazı göstergeler şunlardır;
·
Plansızlık ya da planlamadaki yetersizlikler,
·
Konu, kişi ve birimler itibariyle uygun görev
dağılımı yapmayan ve görevler ayrılığı ilkesini ihlal eden
organizasyon yapısı,
·
Varlıklar, yükümlülükler, alacaklar, ödemeler ve
harcamalar üzerinde etkili bir kontrol oluşturulmasında yetersiz
kalan yetki dağılımı,
·
Resmi olarak uygulanması öngörülen ancak etkisiz
veya maliyeti sağlayacağı faydadan yüksek olan ya da açık
olmayan ve anlaşılması güç yazılı prosedürler,
·
Denetlenen alanın veya birimin iş/görev sahasının
başka birim ya da kuruluşlarla ilişkili olması durumunda
koordinasyon eksikliği,
·
Büyük tutarlı harcama, tahsilat veya alacaklar,
·
Daha önce hiç denetlenmemiş fonksiyon, süreç,
program, proje ve faaliyetlerin bulunması,
·
Politika ve faaliyetleri etkileyecek konumda
bulunan personelin kendi aralarındaki veya bunlarla idare
arasındaki çıkar çatışması,
·
Kontrol ve yetkilendirme limitlerine yakın
seviyede fazla sayıda işlemin bulunması,
·
Karmaşık süreç, program ve faaliyetler,
·
Yöneticileri, birim faaliyetlerinden haberdar
edecek geri bildirim mekanizmalarının yokluğu veya yetersizliği,
·
Olağandışı faaliyet ve işlemler,
·
Yeni birim ve faaliyetler ile yeniden yapılandırma
projeleri,
·
Organizasyon ve insan kaynaklarındaki önemli
değişiklikler.
Bu noktada idarenin
içinde bulunduğu durumun doğru anlaşılabilmesi ve denetimin
kapsamı belirlenirken ihtiyaç duyulacak bilgiye ulaşılması için
denetçiler, denetlenen birim çalışanlarıyla görüşmeler
yapabilir. Bu tür görüşmeler muhtemel sorunlar, hassas konular
ve denetimde ihtiyaç duyulacak diğer alanlarda önemli bir bilgi
kaynağı oluşturur. Bu görüş alışverişleri bilgi toplama ve ön
araştırma aşamasında, açılış toplantısında ya da saha çalışması
sırasında da gerçekleştirilebilir.
Son olarak, tespit
edilen potansiyel riskli alanlara ilişkin mevcut kontrollerin
değerlendirilmesi gerekir. Ancak, kontrollerin tümünün gözden
geçirilmesine gerek yoktur. Çoğu zaman denetim kaynaklarının
sınırlılığı nedeniyle buna imkan da bulunmamaktadır. Bu sebeple,
denetçiler, bu aşamada denetim görevi açısından çok önemli ve
kritik kontrolleri belirlemeli ve bunlar üzerine odaklanmalıdır.
Potansiyel sorunlu
alanların belirlenmesinden sonra, bunların risk düzeylerine göre
derecelendirilmesi amacıyla; potansiyel sorunlu alanlar (birim
veya süreç), bu alanlara ilişkin yapısal (doğal) riskler, bu
risklere karşı mevcut kontroller, bu kontroller sonrası bâkiye
riskler ve bu çerçevede her bir riske ilişkin nihâi
değerlendirmelerin yapıldığı açıklamalar bölümlerini içeren
“Risk Kontrol Matrisi” hazırlanmalıdır (Ek:6).
Bu matrisin her bir
bölümünün oluşturulmasında aşağıdaki hususlara uyulur:
·
Potansiyel sorunlu alan bölümüne, denetlenebilir
(ana veya alt) birim veya süreç isimleri kaydedilir.
·
Yapısal riskler bölümüne, her bir alt birim veya
sürece ilişkin doğal riskler yazılır.
·
Kontrol önlemleri bölümüne, her bir yapısal riske
ilişkin idarece uygulandığı belirtilen kontroller girilir. Ancak
bu noktada uygulandığı beyan edilen kontrollerin fiilen var olup
olmadığı denetçi tarafından sınırlı sayıda testlerle teyit
edilir ve buna göre kontrol önlemleri bölümü revize edilir.
·
Bakiye riskler bölümüne, yapısal riskleri ortadan
kaldırmak veya azaltmak amacıyla idarece uygulanan kontroller
sonrasında kalan riskler kaydedilir.
·
Açıklamalar bölümüne, her bir bakiye riske ilişkin
denetçinin nihai değerlendirmesi ve buna bağlı olarak ilgili
alanın denetim kapsamına alınıp alınmayacağına yönelik denetçi
kararı girilir.
Yapısal riskleri ortadan
kaldırmak veya azaltmak amacıyla idarece uygulanan kontrollerin
yeterliliği ve etkinliği değerlendirilerek, birim veya sürecin
güçlü yönlerine de raporda yer verilir.
Bu matrise ayrıca,
bireysel çalışma planının hazırlanması aşamasında, denetim
kapsamına alınan birim veya süreçlere ilişkin uygulanacak
denetim testleri ilave edilir. Matrise beklenen kontroller de
eklenebilir.
6. Bireysel
Çalışma Planının Hazırlanması
İç denetçi, denetim
faaliyetinden beklenen amaçları gerçekleştirebilmek için;
oluşturduğu risk kontrol matrisinin açıklamalar bölümünde
denetim kapsamına alınması kararlaştırılan yüksek riskli alanlar
ve bu alanlara ilişkin denetlenecek dönemleri içerecek şekilde
yürüteceği denetim görevinin kapsamını belirler. Daha sonra,
denetim kapsamına alınan birim veya süreçlerdeki risklere
ilişkin olarak uygulanan kontrollerin “yeterlilik ve
etkinliğini” ölçmeye ve değerlendirmeye yönelik denetim testleri
Risk Kontrol Matrisinin “uygulanacak testler” bölümüne girilir.
İç denetçi, denetim
çalışmasını planlarken, denetim görevlendirme yazısında
kendisine bildirilen denetim süresine uygun olmak koşulu ile
denetimin ana aşamalarına göre süre planlamasını gösteren bir
süre planı formu doldurur (Ek:7).
Denetimin planlanması
veya saha çalışması sırasında, çeşitli nedenlerle başlangıçta
belirlenen denetim kaynağı veya sürelerini revize etme ihtiyacı
doğduğunda, denetçi revizyonun nedenlerini de açıklayan bir form
düzenler ve iç denetim birim yönetimine sunar (Ek:8).
İç denetçi; denetimin
amaç ve hedefleri, denetimin kapsamı, bilgilerin elde edilmesi,
analizi ve değerlendirilmesine ilişkin yöntemler, denetim
kapsamına alınan birim veya süreçlere ilişkin uygulanacak
denetim testleri ile tahmini denetim süresini gösteren bir
bireysel çalışma planı oluşturur ve denetim gözetim sorumluluğu
kapsamında iç denetim birim yönetiminin uygun görüşüne sunar
(Ek:9). İç denetim birim
yönetimi, söz konusu planın, özellikle risk kontrol matrisi ve
denetim testleri kısmının, denetim amaçlarına ulaşılması
açısından yeterliliğini değerlendirerek gerekli hallerde
düzeltme veya ilave testler isteyebilir.
B. Denetimlerin
Gerçekleştirilmesi (Saha Çalışması)
Saha çalışması; denetim
testlerinin uygulanması, bulguların oluşturulması ve önerilerin
geliştirilmesi, bulguların denetlenen birimle paylaşılması ve
kapanış toplantısının yapılması aşamalarından oluşur.
1.Denetim Testlerinin Uygulanması
Bu aşamada,
bireysel çalışma planında belirtilen testler gerçekleştirilir.
Denetim testi, denetim kapsamına alınmasına karar verilen
hususlarla ilgili olarak idarece var olduğu belirtilen
kontrollerin gerektiği gibi çalışıp çalışmadığının süreçler,
kayıtlar ve belgeler üzerinden incelenmesidir.
Bu çalışmalar
yazılı hale getirilmeli, gözlem ve araştırmalarla
desteklenmelidir. Mali ya da istatistiksel veri ve raporların
güvenilirliği, doğruluğu ya da yararlılığını etkileyebilen
elektronik veri işleme yöntemlerinin kullanımı da
değerlendirmenin bir parçası olmalıdır. Bu test, araştırma ve
gözlemler ile elde edilen bulgular çalışma kağıtlarına
geçirilir.
Denetim
testlerinin uygulanmasında kullanılabilecek bazı araştırma
tekniklerine aşağıda yer verilmiştir.
Yeniden
hesaplama/uygulama: Bir hesaplama veya işlemi tekrar yaparak
aynı sonuca ulaşılıp ulaşılmadığının test edilmesidir. Bu test
iç denetçiye denetlenen birim çalışanları tarafından
gerçekleştirilen işlemlere ne kadar güvenilebileceği hakkında
fikir verir.
Gözlem:
Denetlenen birimde işlemlerin veya faaliyetlerin nasıl
gerçekleştirildiğinin bizzat iç denetçi tarafından izlenerek
bilgi edinilmesidir. Denetlenen birim tarafından
gerçekleştirilen stok sayımının gözlenmesi buna örnek olarak
verilebilir.
Doğrulama:
Denetçinin bir kaynaktan temin ettiği bilgilerin doğruluğunu,
aynı veya daha fazla güvenilirlik derecesine sahip bir başka
bilgi kaynağından temin edeceği bilgilerle teyit etmesidir.
Görüşme:
Denetlenen birimde işlemlerin veya faaliyetlerin nasıl
gerçekleştirildiğinin bizzat iç denetçi tarafından ilgili
görevlilerle yüz yüze görüşülerek bilgi edinilmesidir. Bu
yöntem, denetçi için denetlenen birimde karşılaşılan sorunlar
veya önemli risklerle ilgili en kısa bilgi edinme yoludur. Ancak
bu yöntemle yalnızca bir kaynaktan temin edilen bilgilerin diğer
kaynaklardan doğrulanması gerekir.
Yayımlanmış
rapor veya çalışmaların değerlendirilmesi: Denetlenen
birim/süreç üzerinde etkili olmuş çalışma ve raporların gözden
geçirilmesidir.
Sunulan
hizmetlerden bir vatandaş olarak yararlanma: Kamu idaresince
sunulan hizmetin ilan edilen kaliteyi/standartları sağlayıp
sağlamadığının, söz konusu hizmetten bir vatandaş olarak
yararlanarak değerlendirilmesidir.
Anket:
Herhangi bir konuyla ilgili durum ve tutumu belirlemek için
düzenlenmiş ayrıntılı ve kapsamlı soru dizisidir. İyi
düzenlenmiş bir anket (hizmet değerlendirme anketi/ memnuniyet
anketi/ özdeğerlendirme anketi) sürecin veya sunulan hizmetin
etkinliği ve başarısı gibi konular hakkında yararlı bilgiler
sağlar.
Analitik
inceleme: Verilerin kendi içindeki ve aralarındaki rasyonel
ilişkilere dayanarak değerlendirilmesini ifade eder. Analitik
inceleme, ilgili veriler arasındaki tutarsızlık veya tahmin
edilen tutarların önemli ölçüde sapması gibi verilerdeki
tanımlanmış dalgalanmaların ve ilişkilerin araştırılmasını da
kapsar. Özellikle denetimin bir bütün olarak gözden geçirilmesi
ve risk değerlendirmesi aşamasında, denetlenen birimin faaliyet
koşullarını ve çevresiyle olan ilişkilerini kavramak amacıyla
denetçi tarafından analitik inceleme teknikleri uygulanır.
Denetçi,
çalışmanın niteliğine en uygun yöntemi seçmeli, ancak yöntem
seçiminde katlanılacak maliyetleri de göz önünde
bulundurmalıdır. Denetçi, yeni ve daha etkili teknikleri bulmak
ve kullanmak için çaba göstermelidir.
1.1
Örnekleme
Örnekleme
çalışması; denetlenecek tüm iş ve işlemleri ifade eden ana kütle
(popülasyon) hakkında bir sonuca varmak veya bir sonuca
varılmasına yardımcı olmak amacıyla seçilen unsurların belirli
özellikleri hakkında denetim bulguları ve delillerini denetçinin
değerlendirebilmesi için, denetim prosedürlerinin o ana kütlenin
%100'ünden daha az bir kısmına uygulanması olarak tanımlanır.
Saha çalışmasında
bilgi ve belgelerin tümünü incelemek uygulamada çoğu zaman
mümkün veya etkin olmadığından, ayrıca örnekleme yöntemiyle
güvenilir sonuçlara ulaşılabileceğinden, denetçi denetim
görüşünü oluştururken örnekleme yönteminden yararlanabilir.
Örneklemede
istatistiksel olduğu kadar istatistiksel olmayan yöntemler de
kullanılabilir. Ancak, istatistiksel olmayan yöntemler
kullanıldığında alınan örneğin ana kütleyi temsil etmemesi
muhtemel olduğundan bu çalışmanın sonuçlarının ana kütleye mal
edilmemesi gerekir.
Örneklemin
Tasarlanması:
Bir denetim
örnekleminin büyüklüğü ve yapısını tasarlarken, denetçi, somut
denetim hedeflerini, ana kütlenin niteliğini, örnekleme ve seçim
yöntemlerini dikkate almalıdır.
Örneklem birimi:
Örneklem biriminin belirlenmesi, saha çalışmasında yapılacak
denetim testlerinin amacına bağlı olacaktır. Bu çerçevede
örneklem birimi, her bir test konusunun niceliksel ve niteliksel
unsurlarından oluşur.
Ana kütle:
Denetçinin denetlenen alanın tamamı hakkında bir sonuca ulaşmak
için örnek seçmek istediği veri seti anlamına gelir. Bu nedenle,
örnekleme yapılacak olan ana kütlenin uygun olması ve denetim
hedefi için tam ve eksiksiz olduğunun doğrulanması gerekir.
Katmanlama:
Her örneklem birimi sadece tek bir katmana girecek şekilde bir
ana kütlenin açıkça tanımlanmış benzer özellik ve niteliklere
sahip alt kütlelere bölünmesi işlemidir.
Örneklem
büyüklüğü: Denetçinin ana kütle hakkında bir sonuca ulaşmak
için kullanacağı ana kütle parçasını ifade eder. Örneklem
büyüklüğünü tespit ederken, denetçi, örnekleme riskini, kabul
edilebilecek hata miktarını ve beklenen hataların kapsamını
dikkate almalıdır.
Örnekleme
riski: Denetçinin vardığı sonucun, ilgili ana kütlenin tümü
aynı denetim prosedürüne tâbi tutulsaydı, ulaşılacak olan
sonuçtan farklı olabileceği ihtimalinden kaynaklanır. İki tip
örnekleme riski vardır:
-
Yanlış kabul riski: Örneklemenin ana kütleyi yeterli
düzeyde temsil etmemesi nedeniyle, ana kütle düzeyinde
hatalı olan bir durumun yanlış veya eksik örneklem seçimi
nedeniyle hatasız kabul edilmesi riskidir.
-
Yanlış red riski: Yanlış kabul riskinin tam tersi
olup, örneklemenin ana kütleyi yeterli düzeyde temsil
etmemesi nedeniyle, popülasyon düzeyinde hatasız olan
bir durumun yanlış veya eksik örneklem seçimi nedeniyle
hatalı kabul edilmesi riskidir.
Kabul
edilebilir hata: İhmal edildiğinde dahi denetim sonuçlarını
etkilemeyecek azami hata düzeyidir. Denetçi, denetim konusunun
idare açısından önemi, denetim kaynağı ve maliyeti ile denetim
süresini dikkate almak suretiyle bireysel tecrübesine dayanarak
bu hata düzeyini belirler.
Beklenen hata:
Daha önceki denetimlerde
tespit edilen hata seviyeleri, kurumun prosedürlerinde yapılan
değişiklikler,
iç kontrol değerlendirmesinin
sonuçları ve analitik inceleme prosedürlerinin sonuçları dikkate
alınarak denetçi tarafından tespit edilen ve ana kütlede olması
muhtemel hatadır. Bu hatanın kabul edilebilir hata düzeyinden
yüksek olmasının beklendiği durumlarda denetçi daha büyük bir
örneklem seçer. Aksi durumlarda ise, daha küçük örneklem
grupları kullanılabilir.
Örnekleme
Yönteminin Belirlenmesi:
Yaygın olarak
kullanılan iki kategoride toplam dört örnekleme yöntemi vardır:
İstatistiksel
Örnekleme Yöntemleri:
·
Rasgele örnekleme: Ana kütledeki örneklem
birimlerinin bütün kombinasyonlarının seçilme şanslarının eşit
olmasını sağlayan örnekleme yöntemidir.
·
Sistematik örnekleme: Örneklem
birimlerinin, seçmeler arasında belirli sabit bir aralık
bırakılarak ve ilk aralığın bir rasgele başlangıç noktasından
başlatılarak seçildiği örnekleme yöntemidir.
İstatistiksel
Olmayan Örnekleme Yöntemleri:
·
Gelişigüzel örnekleme: Denetçinin örneklemi
yapısal bir teknik kullanmadan, fakat ön yargı veya
kestirimlerden kaçınarak seçtiği örnekleme yöntemidir. Ana kütle
hakkında bir sonuca varmak için, gelişigüzel örneklemeyle
seçilmiş bir örneklemin analiz sonuçlarına tam güvenmemek
gerekir.
·
Yargısal örnekleme: Denetçinin örneklem
üzerinde belirli bir yanlılık (örneğin, belirli bir değerin
üzerindeki bütün örneklem birimleri, bütün eksi değerli olanlar,
bütün yeni kullanıcılar vb.) uyguladığı örnekleme yöntemidir.
Ancak bir yargısal örneklemin, istatistiksel temellere
dayanmaması ve sonuçların örneklemin ana kütleyi temsil edici
nitelikte olmaması ihtimali nedeniyle, ana kütlenin tamamına
teşmil edilmemesi gerektiği not edilmelidir.
Denetçinin
örneklem birimlerini, test edilen özellikler açısından, ana
kütleyi temsil edici nitelikte seçmesi beklenir. Bunun için, ana
kütledeki bütün örneklem birimlerinin eşit veya bilinen bir
seçilme şansı bulunmalıdır.
Örneklemede
Dokümantasyon:
Çalışma kağıtları,
örnekleme hedefini ve kullanılan örnekleme sürecini açıkça
tanımlayan yeterli ayrıntılar içermelidir. Çalışma kağıtları,
ana kütlenin kaynağını, kullanılan örnekleme yöntemini,
örnekleme parametrelerini, seçilen birimleri, yapılan denetim
testlerinin ayrıntılarını ve ulaşılan sonuçları da
göstermelidir.
Örnekleme
Sonuçlarının Değerlendirilmesi:
Her örneklem
birimine, belirlenen denetim hedefi için uygun olan denetim
prosedürlerini uyguladıktan sonra, denetçi, tespit edilen olası
hataların gerçekten hata olup olmadığını incelemeli ve
belirlemelidir. Denetçi hatanın mahiyeti, sebebi ve denetimin
diğer aşamaları üzerindeki olası etkileri gibi niteliksel
yönlerini de değerlendirmelidir.
Denetçi, örneklem
sonuçlarını ana kütleye uygulamak için, örneklemi seçmekte
kullandığı yönteme uygun ve uyumlu bir tahmin yöntemi
kullanmalıdır.
Denetçi, ana
kütledeki hataların kabul edilebilir hata düzeyini aşıp
aşmadığını, denetim hedefine uygun diğer denetim prosedürlerinin
sonuçlarını da dikkate alarak belirlemeli ve değerlendirmelidir.
Tahmini ana kütle hatası kabul edilebilir hata düzeyini aşmışsa,
denetçi bu alanı denetim kapsamına almalı, hatanın düzeyiyle
paralel olarak bu alana kaynak ayırmalı ve denetim prosedürünü
genişletmeyi düşünmelidir.
2. Bulguların
Oluşturulması ve Önerilerin Geliştirilmesi
İç denetçi denetim
testlerinin uygulanması sonucunda elde ettiği bulguları yeterli
kanıtla destekler ve bu bulguları değerlendirerek idaresine
katma değer sağlayacak öneriler geliştirir.
Denetçi, denetim sırasında tespit
ettiği hususları önem derecesine göre sınıflandırarak bulgu
formuna işler. Bulgu formunda şu alanlar yer almalıdır: tespit,
neden, riskler ve etkileri, kriterler, öneriler (Ek:10).
Bulgu formunun:
-
Tespit bölümü, “yanlış veya sapma nedir” sorusunu yanıtlar.
-
Neden bölümü, yanlış veya
sapmanın sebebini ortaya koyar.
-
Riskler ve etkileri bölümü, yanlış veya sapma sonucunda
idarenin karşı karşıya olduğu
riskleri ve bu risklerin muhtemel etkilerini gösterir.
-
Kriterler bölümü, ilgili
mevzuat, standart ve iyi uygulamalar çerçevesinde olması
gerekeni açıklar.
-
Öneriler bölümü, olması gereken duruma ulaşma yolunu tarif
eder.
Denetçi, denetim sonucunda
ortaya koyduğu bulgu ve görüşlerini kanıtlara dayandırmalıdır.
Denetim kanıtı, denetim bulgularını desteklemek veya ispat etmek
üzere toplanan ve kullanılan bilgi ve belgelerdir.
Denetçinin, denetim amacına ulaşabilmesi açısından topladığı kanıtları
uygunluk, güvenilirlik ve yeterlilik olmak üzere üç açıdan
değerlendirmesi gerekmektedir.
Denetim kanıtının uygunluğu, kanıtlarla
denetim amaçları ve kriterleri arasında net ve mantıksal bir
bağlantı bulunmasını gerektirmektedir.
Denetim kanıtlarının güvenilirliğinin
anlaşılabilmesi için kaynağı (kurum içi, kurum dışı gibi),
doğası (yazılı, sözlü, görsel ya da elektronik gibi) ve
gerçekliği (asıl olma, imza, mühür gibi) açılarından
değerlendirilmesi gerekmektedir.
Denetim kanıtlarının güvenilirliği açısından
genel olarak aşağıdaki ilkeler kabul edilmektedir:
·
Yazılı
veya belgeye dayalı kanıtlar, sözlü kanıtlara göre daha
güvenilirdir.
·
Bağımsız kaynaklardan elde edilen kanıtlar, dahili kaynaklardan
elde edilenlere nazaran daha güvenilirdir.
·
Denetçinin kendisinin elde ettiği kanıtlar, denetlenen birimin
sunduklarından daha güvenilirdir.
·
Asıl
belgeler, fotokopilerinden daha güvenilirdir.
Denetim amaç ve kapsamına ilişkin önemli soruları cevaplıyorsa denetim
kanıtlarının yeterliliğinden bahsedilebilir. Bu kanıtlara
ilişkin testlerin başka bir denetçi tarafından da yapılması
durumunda aynı sonuçlara ulaşılıyorsa, denetim kanıtlarının
objektif ve yeterli olduğu kabul edilir.
Denetim kanıtının, denetim konusunun önemlilik düzeyi ve riskleriyle
orantılı olması gerekir.
Denetim kanıtları türlerine göre fiziki, sözlü, belgeye dayanan ve
analitik olmak üzere dört başlık altında gruplandırılabilir:
-
Fiziki Kanıtlar: Genellikle kişilerin ve olayların
gözlemlenmesi ya da varlıkların incelenmesi yoluyla elde
edilmektedir. Müşahede yöntemiyle elde edilen delillerin
örneklerle belgelendirilmesi ya da destekleyici mahiyette
müşahede yapılmak suretiyle güçlendirilmesi yerinde
olacaktır. Destekleyici mahiyetteki müşahedenin, diğer
denetçiler tarafından, mümkünse idari birimin
temsilcilerinin katılımıyla yapılması yerinde olacaktır.
Buna örnek olarak; fotoğraflar, haritalar, ses ve görüntü
kayıtları sayılabilir. Müşahede sonuçları çalışma kağıdıyla
kayıt altına alınmalıdır.
-
Sözlü Kanıtlar: Genellikle sorgulama ya da mülakat
sonucunda kurumun iç ve dış paydaşlarından elde edilen
bilgilerdir. Aslında bu bilgiler ilgili paydaşın
açıklamalarını yansıtmaktadır. Denetim çalışmaları
kapsamında diğer denetim teknikleriyle elde edilemeyecek
önemli ipuçları elde edilmesine ve konunun çok daha iyi
anlaşılmasına imkân sağlamaktadır. Ancak sözlü kanıtların
doğrudan kullanılması yerine mümkün olduğunca belgelerle
desteklenmesi, yeterli miktarda güvenilir ve uygun kanıtla
denetim amaçlarına ulaşılmasını sağlayacaktır.
Sözlü kanıtların güvenilirliği ve
uygunluğu değerlendirilirken; mülakat yapılan kişinin görevi,
bilgisi, uzmanlığı, inanılırlığı ve samimiyeti göz önünde
bulundurulmalıdır.
Sözlü ifadelerin denetim sonucuna önemli
bir etkisinin olacağı düşünüldüğü takdirde, bu ifadeleri
doğrulayan bir yazılı beyan tutanağı ya da ses veya görüntü
kaydı alınmalıdır.
-
Belgeye Dayalı Kanıtlar: Denetim kanıtlarının en
yaygın şeklidir. Anlaşmalar, sözleşmeler, raporlar,
faturalar, tutanaklar, mektuplar gibi çok çeşitli formlarda
olabilir. Ayrıca uygun yöntem ve araçlarla bilgisayar
kayıtlarından da elde edilmesi mümkündür.
Belgelere dayalı kanıtların güvenilirliği ve uygunluğu denetim
amaçlarıyla bağlantılı olarak kaynağı açısından
değerlendirilmelidir. Güçlü bir iç kontrol sisteminin varlığı,
kurum içerisinden elde edilen kanıtların güvenilirliğini
artırır.
-
Analitik Kanıtlar: Mali ve mali olmayan bilgiler
arasındaki ilişkilerin incelenmesi, hesaplanması ve
karşılaştırılması suretiyle elde edilen kanıtlardır.
Analitik kanıtlar, “normal şartlar altında benzer sonuçların
çıkacağı” varsayımıyla toplanır. Çoğu kez sayısal olmakla
birlikte, analitik kanıtların sayısal karakterde olmadığı
durumlar da mevcuttur. Analitik kanıtlar, dönemler arasında
oran ve eğilim analizlerinden elde edilebileceği gibi eldeki
bilgilerin alt gruplara ayrılması yoluyla da elde
edilebilir.
Bireysel çalışma planında öngörülen
testlerin yapılıp yapılmadığı, bu testler sonucunda elde edilen
bulguları destekleyecek kanıtların yeterli olup olmadığı,
yeterli örnekleme yapılıp yapılmadığı ve bu doğrultuda ilave
inceleme yapılmasına gerek olup olmadığı, denetim gözetim
sorumluluğu kapsamında iç denetim birim yönetimi tarafından
değerlendirilir ve kayıt altına alınır.
3. Bulguların Denetlenen Birimle
Paylaşılması
Bulguların oluşturulması
sonrasında denetçi, denetim bulgularını kapanış toplantısında
görüşülmek üzere bir yazı ekinde denetlenen birime gönderir.
4. Kapanış Toplantısı
Denetçi ile denetlenen
birim, denetim bulguları ve bunlar üzerine geliştirilen
önerileri bir kapanış toplantısında görüşür ve varılan sonuçlar
bir tutanağa bağlanır (Ek 11).
Üçüncü Bölüm
RAPORLAMA
Denetim faaliyetlerine
ilişkin raporlama, Kurulca çıkarılan Kamu İç Denetim Raporlama
Standartlarına göre yapılır. Taslak ve nihai denetim raporunun
hazırlanması ve gönderilmesi bireysel denetim sürecinin bir
parçası olduğundan, buna ilişkin hususlara kısaca aşağıda yer
verilmiştir.
A. Taslak Denetim Raporunun Hazırlanması ve Gönderilmesi
Denetçi ile denetlenen birim arasında denetim bulguları üzerinde
kapanış toplantısında yapılan görüşmeler de dikkate alınarak
denetçi bir taslak rapor hazırlar.
Denetçi, taslak denetim raporunu belirli bir sürede
cevaplandırılmak üzere denetime tabi tutulan birim yöneticisine
bir yazı ekinde verir. Birim yöneticisi, gerektiğinde
çalışanlardan ve ilgililerden görüş almak suretiyle raporu,
verilen sürede cevaplandırarak denetçiye gönderir.
Risklerin önem ve düzeyi konusunda denetçi ile birim yöneticisi
arasında anlaşmazlık varsa, denetçi bu duruma ilişkin
değerlendirmesini raporuna dahil eder.
Risklerin önem ve düzeyi konusunda denetçi ile birim yöneticisi
aynı görüşteyse, makul bir sürede önlem alınması konusunda
anlaşırlar ve alınacak önlemler denetlenen birimce bir eylem
planına bağlanır.
B. Nihai Denetim Raporunun Hazırlanması ve Sunumu
İç denetçi, denetlenen birimden alınan cevaplar ile bunlara
ilişkin değerlendirmelerini de kapsayan nihai raporunu, iç
denetim birimi aracılığıyla üst yöneticiye sunar. İç denetim
birim yöneticisi nihai raporun ilgililere iletilmesinden
sorumludur.
Raporlar üst yönetici tarafından değerlendirildikten sonra,
raporda belirtilen birimlere ve strateji geliştirme birimine
gereği için gönderilir.
İç denetçi ile denetlenen birim arasında oluşacak görüş
ayrılıkları üst yönetici tarafından çözülür. Üst yönetici ile iç
denetçi arasında görüş ayrılıkları olması halinde ise durum,
anlaşmazlığın giderilmesine yardımcı olmak amacıyla Kurula
iletilir.
Dördüncü Bölüm
İZLEME VE DEĞERLENDİRME
A. Denetim Sonuçlarının İzlenmesi
Denetim sonuçlarının
izlenmesi, Kurulca çıkarılan Kamu İç Denetim Raporlama
Standartları çerçevesinde yürütülür. Denetim sürecinin
bütünlüğünü korumak açısından, denetim sonuçlarının izlenmesine
ilişkin temel hususlar aşağıda belirtilmiştir.
İç denetim faaliyeti sonucu denetçi tarafından önerilen
düzeltici işlem ve tavsiyeler ilgili raporda belirtilen süre
içerisinde denetlenen birim tarafından yerine getirilir.
Düzeltici işlemin gerçekleştirilmesinin belli bir süre
gerektirmesi durumunda, bu husus denetim raporuna verilen
cevapta belirtilir ve periyodik gelişmeler ilgili birimce en az
altı aylık dönemler halinde iç denetim birimine bildirilir.
Raporda belirtilen önlemlerin alınıp alınmadığı üst yönetici
tarafından izlenir. Üst yönetici bu görevini iç denetim birimi
aracılığıyla da yerine getirebilir.
Denetlenen birimlerce, rapor üzerine yapılan işlemler veya işlem
yapılmama gerekçeleri iç denetçiye bildirilmek üzere iç denetim
birimine gönderilir.
Hazırlanan rapor özeti, nihai rapor üzerine yapılan işlemlerle
birlikte, üst yönetici tarafından raporun kendisine sunulduğu
tarihten itibaren iki ay içinde Kurula gönderilir.
İç denetim raporları, iç denetim birim yöneticisinin izni
olmaksızın Kurul hariç idare dışına verilemez.
B. Denetimin Değerlendirilmesi
Denetim tamamlandıktan sonra, iç denetim
birimince denetimin değerlendirilmesine yönelik olarak
denetlenen birimler nezdinde anket çalışması yapılabilir. Bu
amaçla bir anket formu (Ek:12) dağıtılır, doldurulan formlar
kapalı bir zarfta denetlenen birimlerce iç denetim
birimine gönderilir.
Denetim faaliyetinin
etkinliğinin ve kalitesinin artırılması ile denetçilerin mesleki
yetkinliklerinin geliştirilmesi bakımından anket formları iç
denetim birim yönetimi tarafından titizlikle incelenir,
değerlendirilir ve elde edilen sonuçlar çerçevesinde gerekli
tedbirler alınır.
C. Denetçinin Değerlendirilmesi
Denetimin sonunda denetçinin performansı iç denetim birim yönetimi
tarafından denetçi değerlendirme
formuyla (Ek:13) değerlendirilir ve bu form denetçinin
kişisel dosyasında saklanır.
İKİNCİ KISIM
İÇ DENETİM
UYGULAMALARI
Birinci Bölüm
SİSTEM DENETİMİ
Sistem denetimi, rehberin
genel çerçeve kısmında belirtilen metodolojiye uygun olarak
yürütülür. Bununla beraber, sistem denetimine özgü bazı
hususlara aşağıda yer verilmiştir.
A. Tanım
Sistem, belirli unsurlardan oluşan ve bu unsurlar arasında belli
ilişkiler olan bir bütün olarak tanımlanabilir. Sistemin
unsurları, son derece basit veya karmaşık olabileceği gibi,
kendi başına bir sistem oluşturabilen alt sistemler de olabilir.
Bir sistemi, girdi, süreç ve çıktı olmak üzere üç ana bölümde
incelemek mümkündür. Girdiler, sisteme dışarıdan dahil
olan ve bir sürecin başlamasına yol açan unsurlardır. Örneğin
hammadde, enerji ve diğer veriler birer girdidir. Çıktı
ise, hizmet, bilgi, rapor gibi sistem tarafından
oluşturulan ve kullanıcıya sunulan ürünlerdir. Girdiler
tarafından tetiklenen ve çıktılara dönüşen eylemler de süreç
olarak adlandırılır. Örneğin bir ürün imalatı, bir raporun
hazırlanması ve bir hizmetin sunulması gibi.
Bu bilgiler ışığında sistem denetimi, denetlenen sürecin ya da
birimin (sistem) amaçlarına ulaşmasını sağlamada iç kontrol
sistemlerinin yeterlik ve etkinliğinin değerlendirilmesidir.
Diğer bir ifadeyle, denetlenen birimin faaliyetlerinin ve iç
kontrol sisteminin; organizasyon yapısına katkı sağlayıcı bir
yaklaşımla analiz edilmesi, eksikliklerinin tespit edilmesi,
kalite ve uygunluğunun araştırılması, kaynakların ve uygulanan
yöntemlerin yeterliğinin ölçülmesi suretiyle
değerlendirilmesidir.
Kamu İç Kontrol Standartlarında tanımlandığı şekliyle iç
kontrol; kontrol ortamı, risk değerlendirmesi, kontrol
faaliyetleri, bilgi ve iletişim ile izleme bileşenlerinden
oluşur.
Sistem denetiminde, birim
veya süreçle ilgili iç kontrolün tamamına bakılırken, performans
denetiminde faaliyetlerin etkili, ekonomik ve verimli bir
şekilde yürütülmesine yönelik kontroller, mali denetimde ise
mali sistem ve tabloların güvenilirliğinin sağlanmasına ilişkin
kontroller incelenir.
Sistem denetiminde;
-
Kamu gelir, gider, varlık ve yükümlülüklerinin etkili,
ekonomik ve verimli bir şekilde yönetilmesi,
-
Kamu idarelerinin kanunlara, temel politika belgelerine
ve diğer düzenlemelere uygun olarak faaliyet göstermesi,
-
Karar oluşturmak ve izlemek için düzenli, zamanında ve
güvenilir rapor ve bilgi üretilmesi,
-
Her türlü karar ve işlemlerde usulsüzlük ve yolsuzluğun
önlenmesi,
-
Varlıkların kötüye kullanımının ve israfının önlenmesi ile
kayıplara karşı korunması
amacıyla oluşturulan iç
kontrol sistemi bir bütün olarak değerlendirilir ve iç kontrol
bileşenlerinin var olup olmadığı incelenir.
B. Uygulama
Sistem denetiminde,
denetlenecek süreç veya birimin kontrol sisteminin
değerlendirilmesine odaklanılması gerekmektedir.
1. Denetim
Amaçlarının Belirlenmesi
İç denetçi ön çalışma
kapsamında öncelikle, görevlendirildiği denetimin yıllık denetim
programına alınma nedenini öğrenmelidir. Gerçekleştirilecek
denetim faaliyeti sonucunda beklenenlerin tam olarak ortaya
konması denetim amaçlarının belirlenmesini kolaylaştıracaktır.
2. Bilgi
Toplama/Ön Araştırma
Denetimin amacı belirlendikten sonra iç denetçi, denetime konu
sistem hakkında bilgi toplayarak bir ön araştırma yapar. Bu
çalışma sonucunda denetlenecek sürecin nerede başlayıp nerede
bittiği ve diğer sistemlerle ilişkisi ortaya konmalıdır.
Denetlenecek süreç ya da
birimlerin iyi anlaşılabilmesi için; ilgili mevzuat, faaliyet
raporları, yetki paylaşımı ve devriyle ilgili idare tarafından
hazırlanıp yürürlüğe konulan düzenlemeler ile yönetici ve
çalışanlarla yapılan görüşmeler bu aşamada kaynak olarak
kullanılabilir. Birimlerde yapılacak görüşmelerde
kullanılabilecek sorgu formuna aşağıda yer verilmiştir.
·
Yürütülen hizmetlerle ilgili mevcut süreçler nelerdir ve hangi
alt süreçlerden oluşmaktadır?
·
Süreçlerin temel önceliği nedir? Süreç tarafından üretilen
çıktının değeri (parasal olan – olmayan) nedir?
·
Sürecin
işleyişi ile ilgili olarak;
o
Süreç
nasıl işlemeye başlamaktadır? Süreci hangi talep, olay veya
sistem başlatmaktadır?
o
Süreç
şu anda sorunsuz işlemekte midir? Sürecin işlemesine ilişkin
önemli engeller nelerdir?
o
Biriminiz içinde bu süreçte görev alan alt birimler
hangileridir?
o
Biriminiz dışında süreçler için ihtiyaç duyduğunuz temel
girdiler ve bu girdileri sağlayan birimler hangileridir?
o
Bu
süreçle ilgili olarak diğer birimlerden alınan bilgi ve
belgelerde kritik noktalar nelerdir?
o
Bu
sürece ilişkin herhangi bir bilgi teknolojisi sistemi
kullanılmakta mıdır?
·
Sürecin
çıktılarıyla ilgili olarak;
o
Süreç
sonunda ortaya çıkan çıktılar nelerdir?
o
Bu
çıktıları kimler kullanmaktadır? Bu çıktılara kimler bağımlıdır?
o
Bu
çıktılar kabul edilmediği zaman ilgili birim tarafından yapılan
işlemler nelerdir?
o
Sürecin
nihai faydalanıcısı kimdir?
o
Bu
çıktının belirli zaman ve sürelerde oluşturulması gerekmekte
midir?
o
Sürecin
çalışma dönemleri var mıdır?
·
Süreçteki dokümantasyonla ilgili olarak;
o
Sürece
ilişkin dokümantasyon / teknik belgeler bulunmakta mıdır?
o
Sürece
ilişkin düzenlenmiş raporlar bulunmakta mıdır?
·
Hedefleri başarıyla gerçekleştirmek için ne gibi ilave kaynak ve
imkânların bulunması gerekmektedir?
·
Bu
süreçle ilgili olarak ortaya çıkabilecek en önemli sorun nedir?
·
Geçmişte bu süreçle ilgili karşılaşılan en önemli sorun nedir?
·
Bir
kriz anında sürecin işlemesini sağlayacak alternatifler var
mıdır?
3. Riskler ve Kontrollerin Belirlenmesi ve
Değerlendirilmesi
Riskler ve kontrollerin belirlenmesi ve değerlendirilmesi
aşaması sistem denetiminde en kritik aşamadır. Denetlenen birim
veya süreçte uygulanan kontrollerin yeterlik ve etkinlik
açısından değerlendirilmesi için kullanılabilecek çeşitli
yöntemler bulunmaktadır. Bu yöntemlerden bazılarına aşağıda yer
verilmiştir.
İş Akış Şemaları: Sistemin tanınmasında ve sınırların
belirlenmesinde de kullanılan iş akış şemaları aynı zamanda
sistem içinde tıkanma yaşanan noktaların, görevler ayrılığı
ilkesine uyulmayan durumların ve aynı işin birden fazla yerde
tekrar edilmesi gibi kontrol zayıflıklarının belirlenmesine ve
süreçlerdeki kritik kontrol faaliyetlerinin ortaya çıkarılmasına
yardımcı olur.
Kontrollere İlişkin Açıklamalar: Süreç veya birim
hakkında detaylı bilgisi olan kişilerin sisteme ilişkin
açıklamaları, denetçinin iç kontrol sistemini değerlendirmesi
için önemli bilgi kaynaklarından biridir. Ayrıca birimle ilişki
içinde olan idare dışındaki ilgililer de kontrol zayıflıklarına
ilişkin faydalı bilgiler sunabilir. Ancak alınan bilgilerin
herhangi bir önyargı taşımaması ve tarafsız olmasına dikkat
edilmelidir.
İç Kontrol Sorgu Formu: İç kontrolün değerlendirilmesinde
bir başka yöntem de, daha önce hazırlanmış iç kontrol sorgu
formları kullanılarak sorumlu personelden kontroller hakkında
detaylı bilgi alınmasıdır. Sorgu formları, olumsuz bir yanıtın
olası bir zayıflığı ve riski ortaya çıkarmasına yönelik
hazırlanır. Olumsuz bir yanıtla karşılaşan denetçi, bu riske
karşı olması gereken kontrollerin mevcut olup olmadığına bakar.
İç kontrol bileşenlerinden kontrol ortamının
değerlendirilmesiyle ilgili örnek bir sorgu formu ekte (Ek:14)
yer almaktadır. İç kontrol sorgu formları denetimin sistematik
bir şekilde yapılmasına imkân sağlayan bir araçtır.
Risk ve Kontrol Değerlendirme Matrisleri: Bu yöntemde
birim veya sürecin iç kontrol sistemi risk odaklı bir biçimde
ele alınır ve risklerle uygulanan kontroller birlikte
değerlendirilir. Örnek olarak bir idaredeki hukuk müşavirliğiyle
ilgili risk ve kontrol matrisine ekte (Ek:15) yer verilmiştir.
Yukarıdaki yöntemlerden denetçinin uygun göreceği bir veya
birkaç yöntem birlikte uygulanabilir.
Kontroller üst ve
orta/alt olarak 2 ayrı düzeyde ele alınabilir. Üst düzey
kontroller, idare düzeyinde belirlenen ve uygulanan
kontrollerdir. Orta ve alt düzeydeki kontroller ise birim/süreç
bazında tasarlanan ve uygulanan kontrollerdir.
I.
Üst düzey kontroller;
·
Amaç ve hedefler,
·
Plan ve prosedürler,
·
Yetkilendirme,
·
Organizasyon,
·
Performans kriterleri,
·
Görev ve sorumluluklar,
·
Etkin iletişim ve raporlama,
·
Yeterli insan kaynağı,
·
Yönetim felsefesi ve idare tarzı,
·
Etik değerler.
II.
Orta/ alt düzey kontroller;
·
Amaçlara ulaşımın izlenmesi,
·
Sürekli değerlendirme,
·
Çalışanların performansının izlenmesi,
·
Bütçe, muhasebe ve mali kontroller,
·
Kontrollerin değerlendirilmesi,
·
Yenileme ve güncellemeler,
·
Yetkilendirme ve onaylama,
·
Görevler ayrılığı,
·
Fiziki kontroller,
·
Tam ve güvenilir kayıt sistemi,
·
Dokümantasyon ve arşiv sistemi.
Üst
düzey kontroller, orta ve alt düzeydeki kontrollerin işleyişini
de etkilediğinden, denetçi ilk olarak üst düzey kontrollerin
işleyişini incelemeli, daha sonra orta ve alt düzey kontrolleri
değerlendirmelidir.
Kontrollerle ilgili değerlendirme yapılırken öncelikle
kontrollerin belirtildiği şekliyle işleyip işlemediği
incelenmelidir. Bunun için başlangıç aşamasından son aşamaya
kadar bir kontrolün nasıl işlediği yerinde izlenmelidir.
Denetçi bu izleme esnasında çalışanlara; görevlerini yerine
getirirken hangi noktalara dikkat ettiklerini, bir hata tespit
ettiklerinde ne yaptıklarını, genellikle hangi tür hatalarla
karşılaştıklarını sorarak uygulanan kontrolle ilgili detaylı
bilgi edinir.
İç kontrol siteminin
sağlıklı bir şekilde işleyip işlemediğine ilişkin kritik
değerlendirmeler, denetim testlerinin uygulanma aşamasından önce
tamamlanır. Bir anlamda denetim testleri, bu değerlendirme
sonucunda varılan sonuçların doğru olup olmadığını teyit etmek
için yapılır. Bununla birlikte kontrollerin değerlendirilmesi,
denetim boyunca devam eden bir süreçtir. Diğer bir ifadeyle,
saha çalışması sırasında uygulanan denetim testleri sonuçlarına
göre, gerektiğinde kontrollerin etkinliği tekrar gözden
geçirilmelidir.
İkinci Bölüm
UYGUNLUK DENETİMİ
Uygunluk denetimi,
rehberin genel çerçeve kısmında belirtilen metodolojiye uygun
olarak yürütülür. Bununla beraber, uygunluk denetimine özgü bazı
hususlara aşağıda yer verilmiştir.
A. Uygunluk
Denetiminin Tanımı ve Kapsamı
Uygunluk denetimi iki bileşenden oluşmaktadır. Bunlar;
1- İdarenin harcamalarının ve mali işlemlere ilişkin karar ve
tasarruflarının amaç ve politikalara, kalkınma planına, yıllık
programlara, stratejik plana ve performans programına
uygunluğunun denetlenmesi ve değerlendirilmesi,
2- İdarenin harcamalarının ilgili kanun, tüzük, yönetmelik ve
diğer mevzuata uygunluğunun harcama sonrasında denetlenmesidir.
Uygunluk denetimi, idarenin tüm birimlerini kapsar.
B. Uygunluk Denetiminde Kriterler
Uygunluk denetiminde ele alınacak kriterler aşağıdaki gibi
sıralanabilir;
-
Anayasa ile ilgili kanun, kanun hükmünde kararname, tüzük,
yönetmelik ve tebliğler,
-
Kalkınma planı, yıllık programlar, stratejik plan ve
performans programı,
-
Yönetim tarafından belirlenen yönergeler,
-
Yönetim tarafından belirlenen veya kabul edilen iş ve işlem
prosedürleri,
-
Yönetim tarafından alınan kararlar,
-
İdarenin giriştiği sözleşme ve taahhütlere ilişkin hükümler.
C. Uygunsuzluğun
Sonuçlarının Saptanması
Belirlenen kriterlere
uygunsuzluğun saptanması durumunda iç denetçi; uygunsuzlukla
ilgili olanlar, uygunsuzluğun sebepleri ve sonuçlarını belirler.
Uygunsuzluğun “kamu
zararı”na yol açtığının tespiti halinde, denetçi seçtiği
örneklem büyüklüğü kapsamında bu zararı da tespit eder. İşin
niteliği gereği, uzmanlık gerektirmesi nedeniyle kamu zararının
tespit edilemediği durumlarda, denetçi olayda kamu zararının
doğduğunu ancak belirtilen nedenlerle hesaplanamadığını
raporunda açıklar.
Kamu zararının
belirlenmesi ve raporlanmasında, 19 Ekim 2006 tarihli ve 26324
sayılı Resmî Gazetede yayımlanan “Kamu Zararlarının Tahsiline
İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik” ile 27 Haziran 1983
tarihli ve 83/6510 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe
konulan “Devlete ve Kişilere Memurlarca Verilen Zararların Nevi
ve Miktarlarının Tespiti, Takibi, Amirlerinin Sorumlulukları,
Yapılacak Diğer İşlemler Hakkında Yönetmelik”, diğer ilgili
mevzuat ve idarelerin bu konudaki kendi mevzuatı dikkate alınır.
Uygunsuz işlem
neticesinde kişilerin hak kaybına uğraması durumunda, iç
denetçi, bu hususu da ortaya koyar.
D. İç Kontrolün
Değerlendirilmesi
Uygunluk denetimi kapsamında elde edilen sonuçlar çerçevesinde,
denetlenen birim veya sürece ilişkin oluşturulan iç kontrollerin
etkinliği ve yeterliliği de değerlendirilir. Bu çerçevede, iç
kontrollerin mevzuata ve ilgili diğer düzenlemelere uyumu
sağlamadaki başarısı ortaya konulur.
E. Uygunsuzlukların
Raporlanması
Uygunluk denetimi
sonucunda elde edilen bulgular, sorunların giderilmesine
yardımcı olacak ve bu konuda oluşturulan kontrollerin
iyileştirilmesine yönelik önerilerle birlikte ilgili makamlara
raporlanır.
Uygunsuz işlemlerin,
hile, suistimal ve yolsuzluk gibi durumlarla ilgili olması
halinde; konuya ilişkin tespitler Kamu İç Denetim Raporlama
Standartları uyarınca raporlanır.
Üçüncü Bölüm
MALİ DENETİM
Mali denetim; gelir,
gider, varlık ve yükümlülüklere ilişkin hesap ve işlemlerin
doğruluğunun, mali sistem ve tabloların güvenilirliğinin
değerlendirilmesidir.
Mali denetim, rehberin
genel çerçeve kısmında belirtilen metodolojiye uygun olarak
yürütülür. Bununla beraber, mali denetime özgü bazı hususlara
aşağıda yer verilmiştir.
A. Ön Çalışma
1. Mali Tabloların
Anlaşılması
Mali tablolar, mali
denetimde odak noktadır. Mali tabloların hazırlanması ile ilgili
sistemin, hesaplar ve mizan arasındaki ilişkinin kavranması
gereklidir. Bu amaçla, mali tablolarda yer alan kalemler
arasındaki ilişkiler ve bunların zaman içinde göstermiş
oldukları eğilimler aşağıdaki yöntemler kullanarak
incelenebilir.